Menü

Ortadoğu’da Bir İsrail Sorunu Var

Analitik Bakış: Gazze’ye giden yardım konvoyuna İsrailli askerlerin yaptığı saldırıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?


İSRAİL, PSİKOPAT BİR DEVLET VE PARANOYAK BİR TOPLUM HALİNE GELDİ


Ali Şahin: Açıkçası uluslararası kamuoyu ve Türkiye’deki çevrelerin İsrail’den böyle bir müdahale beklemediği daha doğrusu can kaybına yol açacak bir saldırı beklemediğini görüyorduk bugüne kadar ama benim beklentim o yönde değildi.


2008 yılında dönemin Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Nimet Çubukçu Hanım ile birlikte İsrail’e beş günlük bir ziyaretimiz oldu. Bu ziyaret esnasında da benim en çok ilgimi çeken, İsrail devletinin yapısı veya İsrail’deki sosyal hizmetler değil daha çok İsrail devletinin ve milletinin psikolojik yapısı oldu. Bu beş günlük ziyaret neticesinde ben de oluşan kanaat, İsrail için psikopat bir devlet ve paranoyak bir toplum şeklinde bir özet oluştu.


Gerçekten de ne yapacağı beklenmeyen, ne yapacağı önceden tahmin dahi edilemeyen tam bir psikopat devlet yapısı bulmuştum karşımda. Bu beş günlük ziyaretten sonra Türkiye’ye dönüş esnasında İsrail devletinin sayın bakana ve heyetteki insanlara karşı inanılmaz saygısızlıklarına şahit olduk. Tam bir buçuk iki saat süreyle bir pasaport için bakan ve heyetindeki insanlar bekletildi. Daha sonra uçağa alındık ve bu uçakta da yoğun bir protesto ile karşılaştık. Bu tabi o sıralarda gazetelerde ve gündemde yer almadı ama gerekli protestolar hükümet nazarında veya kurumsal anlamda GASAM olarak biz de bu protestolarımızı iletmiştik.


İSRAİL KORKU PSİKOLOJİSİ İLE YÖNETİLEN BİR TOPLUM OLDU

O ziyaret esnasında gördük ki bir korku psikolojisi ile yaşayan ve yönetilen bir toplum haline getirilmişler. Dün gece geç saatlerde gerçekleşen saldırı benim açımdan beklenmeyen bir durum değildi ve sürpriz olmadı. Bunun tabi birtakım sonuçları olacaktır. Bunun ötesinde durumun sadece sivil gemilere düzenlenen saldırı ile sınırlı kalmadığını da görüyoruz.


Sabah saatlerinde İskenderun’daki Türk donanmasına yapılan saldırının da çok ciddi anlamda mesajlar içerdiğini duyuyorum. Burada şöyle bir mesaj veriliyor. Hem Türk gemisine saldırı düzenlenmesi ki burada uluslararası hukuk kuralları çiğnenmiştir hem de Türk donanmasına aynı gün saldırı düzenlemesi ve 6 askerimizin de şehit edilmesi bana 67 yılındaki 6 gün savaşlarını hatırlattı. O sırada da Mısır uçakları henüz havalanmadan İsrail hava kuvvetleri tarafından Mısır askeri havalimanlarında vurulmuştu.

Donanmaya yönelik bir saldırının gerçekleşmiş olması bu anlamda çok manidar. “Yani biz istersek Türk Silahlı Kuvvetlerini de henüz bir harekete geçmeden, tavır sergilemeden daha limanlarında, karargâhlarında vurabiliriz” şeklinde bir mesaj anladım.


Tabi uluslararası kamuoyu açısından da değerlendirdiğimizde artık uluslararası kamuoyunun psikolojisi ya da şuur altında bu zamana kadar şöyle bir oynama söz konusu idi: Ortadoğu’daki meseleyi biz hep Filistin sorunu olarak görüyorduk.  Bu da şuur altlarımıza yapılmış bir operasyonun sonucu idi bence.


ORTADOĞU’DA ASLINDA BİR İSRAİL SORUNU VAR

Aslına bakarsanız ortada bir İsrail sorunu olduğunu görüyoruz ki ben ulusalararası kamuoyunun da görüşünün, fikrinin ve hissiyatının bu yönde değişmeye başladığını görüyorum.


2009 yılında Avrupa konseyi parlamenterler meclisi toplantısında İsrail dışişleri bakanı yardımcısı Danny Ayalon bir konuşma yaparken bu konuşmasının ardından Avrupa konseyi parlamenterler meclisinin diğer ülke üyelerinin İsrail’i artık Ortadoğu’da bir sorun olarak gördüklerini ve bu yönde bir algı oluşmaya başladığı yönünde kanaatler vardı.


Ben artık uluslararası kamuoyunun da problemin Filistin değil gerçekte İsrail olduğunu ve problem anlayışının Filistin yerine İsrail şeklinde değişmiş olduğunu görüyorum.


Ben İsrail’in Gazze saldırılarından sonra kaleme aldığım bir yazıda artık dominonun ilk taşının devrildiğini söylemiştim.  O dönemden bugüne değişen çok şeyler var. Bu son yapılan saldırının da Ortadoğu’daki dengeleri değiştirecek bir domino olduğunu düşünüyorum.


Ama asıl öne çıkan iki konu var. Bunlardan biri Ortadoğu’da bir Filistin değil İsrail sorunu olduğu ortaya çıkmış oluyor. Bir ikinci nokta da İskenderun’da Türk donanmasına yönelik gerçekleştirilen saldırı çok ciddi anlamda mesajlar içeriyor. Bu mesajın çok iyi okunması gerektiğini düşünüyorum.


Analitik Bakış: Bundan sonra Türkiye’nin diplomatik anlamda tepkileri ne olmalıdır?


İSRAİL, TÜRKİYE KARŞISINDA KENDİSİNİ YALNIZLIĞA İTİLMİŞ HİSSEDİYOR

Ali Şahin: Yani bu durumlardan dolayı İsrail’e savaş ilan edecek değiliz. Türkiye çok güçlü bir ülke, Ortadoğu’da dengeleri yerinden oynatabilecek birçok dinamiğe sahip. Türkiye’nin son dönemde izlemiş olduğu Ortadoğu politikaları zaten belli oranda İsrail’i irrite eden politikalardı. Dikkat edecek olursak, Türkiye uzun süreden bu yana özellikle Sayın Ahmet Davutoğlu’nun dışişleri bakanlığına gelmesinden sonra bir açılım politikası izliyor ve bu açılım politikasının hedeflerinden birisi de sınırsız bir Ortadoğu oluşturmak.


Sınırsız Ortadoğu projesi de aslına bakarsanız İsrail için bir var olma-yok olma şeklinde algılanabilecek bir proje. Sınırların kaldırıldığı, anlaşmaların imzalandığı iyi ilişkilerin girildiği ülkelere bir bakacak olursak Suriye, Ürdün ve Lübnan gibi ülkelerle Türkiye’nin son dönemde sıcak ilişkiler içerisine girdiğini ve sınırları kaldırma noktasında önemli adımlar attığını görüyoruz.


İsrail bu noktada kendisini sanki satılmış gibi hissediyor ki bu psikoloji İsrail açısından doğru bir psikoloji ve doğru bir algıdır. Ben böyle bir ortamda İsrail’in ilerleyen süreçte Ortadoğu’da daha da yalnızlığa itilmesi gerektiğini, yalnızlığa mahkûm edilmesi gerektiğini ve bu tarzda bir politika izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.


Zaten Türkiye’nin izlemiş olduğu politika da Sınırsız Ortadoğu Projesi ile bu yönde politikalardır. Tabi kamuoyunun çok iyi yönlendirilmesi lazım, çok sıcak gelişmeler yaşanabilir.


İSRAİL, TÜRKİYE’NİN İÇ DİNAMİKLERİNE MÜDAHALEDE BULUNABİLİR

İsrail’in bu adımdan sonra Türkiye’nin iç dinamiklerine yönelik önemli birtakım müdahalelerde bulunabileceğini düşünüyorum. MOSSAD’ın desteği doğrultusunda karşı karşıya kaldığımız problemler, birtakım etnik çatışmaların, birtakım mezhep çatışmalarının tetikleneceğini, birtakım provokatif saldırıların gerçekleşebileceğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor.


Burada Türkiye’nin atacağı adımların yanı sıra İslam Konferansı Örgütünün de artık İslam coğrafyasının Müslüman toplulukların izzetini, onurunu, şerefini koruyabilecek adımlar atması gerektiğini de düşünüyorum.


Analitik Bakış: Çok teşekkür ederiz.


Ali Şahin: Rica ederim.


Ali Şahin Kimdir?

1970 yılında Gaziantep’in Nizip ilçesinde doğdu. Karaçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Lisans ve Yüksek Lisans eğitimi aldı. 1997 yılında Gaziantep Milletvekili Doç. Dr. Kahraman Emmioğlu’nun danışmanlığını yaptı.

Fiziksel Engelliler Vakfı (FEV) ve bağlı şirketlerinde Dış İlişkiler Koordinatörlüğü ve Genel Müdürlük görevlerinde bulundu. 2005 yılından bu yana Fiziksel Engelliler Vakfı Genel Müdürlüğü’nü yürütmekte. Ayrıca Şahin kurucusu olduğu Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM)’nin Başkanlığını yürütmekte. İngilizce, Urduca ve Arapça bilmektedir.


Analitik Bakış

Kategoriler:
Röportaj

Yorumlar

    Henüz Yorum Yapılmamıştır.

Yorum Yaz Mail Adresiniz Yayınlanmayacaktır.