Menü

Alabildiğince Bölün, Olabildiğince Ölün!

Türkiye’nin Kürt meselesi, PKK, Kobani ile değil sağ sol kavgalarıyla çalkalandığı yıllardı. Siyah önlük, beyaz yaka ile Nizip İslim Sayın İlkokulu’nun küçük bir öğrencisiydim. Derviş adında çok iyi anlaştığım Kürt bir sıra arkadaşım vardı. Birgün Derviş; “Ali gel seninle kan kardeşi olalım” dedi. “Kan kardeşi olunca ne olacak?” diye sordum Derviş’e. “Gerçek kardeşler gibi olacağız birbirimizi kollayıp asla unutmayacağız” dedi.


Parmaklarımızı toplu iğnelerle kanatıp birbirlerine bastırdık ve o gün Derviş’le kan kardeşi olduk. İlkokul bittikten sonra Derviş’i bir daha hiç göremedim. Ancak her ne zaman Kürt sorunu gündeme gelse nedense aklıma o yıllar ve o anlar gelir.


Ülkemizdeki Kürt-Türk kardeşliği Derviş’le olan kan kardeşliğimizle sınırlı kalmadı. Evliliklerle akrabalığa, ortak gen ve DNA’lara dönüştü, et ve tırnağa büründü.


Kürt sorunu gündeme oturduğunda yeğenlerimi düşünürüm. Kız kardeşim bir Kürt’le evli. Kürt-Türk tartışması Türkiye gündeminde dem tutmaya başladığında yeğenlerimin Kürt mü, Türk mü olduğunu düşünmeye başlarım. Sonra bu düşüncenin saçmalığı gelir aklıma.


İnsanlara dünyaya gelirken kendi ırklarını belirleme seçeneği sunulmadıkça, insanları Kürt, Türk gen ve DNA’larına ayrıştıracak bir teknoloji bulunamadığı sürece bu hastalıklı düşüncenin asla mantıklı bir cevabı olmayacaktır.


Aslına bakarsanız ırkçılık tarih boyunca emperyal güçlerin hedef coğrafyaları zayıflatıp, bölüp sömürüye hazır hale getirmek için kullandıkları ve malesef çok da işe yaramış bir strateji oldu.


Nitekim Ortadoğu, Asya ve Afrika Batılıların acımasız sömürü politikalarının bir sonucu olarak doğal olmayan yollarla etnik, siyasi, mezhepsel parçalara bölündü.


Söz konusu doğal olmayan bölünmeler ve sınırlar hedef bölgelerde düşmanlığı, düşmanlıklar ise çatışmaları ve istikrarsızlığı doğurdu. Hedef coğrafyaların bölünmüş akraba ve kardeşleri birbirlerini boğazlayıp öldürdükçe Batı’da zengin ve muhteşem kentler ve saraylar inşa edildi. Bölünmüş coğrafyalarda akan mazlum kanlarının her bir damlası Batı’daki zenginlik ve refahı besledi, Batıyı semizleştirdi…


Asya’da Hindistan Yarımadası parçalandı ve düşman kardeşler coğrafyası Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Keşmir ortaya çıktı. Hindistan parçalanmamış olsaydı belki de bugün en büyük İslam Devleti olacaktı. İngiltere 1947 de terketmek zorunda kaldığı Hindistan Yarımadasını parçalayarak bir bakıma kendisine bağımlı hale getirdi.

Ortadoğu’da aynı dil, din, kültürden tam 22 Arap ülkesi oluşturdular. Bütün yeryüzünü bölüp parçalarken Batı kendi içindeki farklılık ve düşmanlıkları bir tarafa bırakarak sınırlarını kaldırıp ekonomik siyasi coğrafi ve askeri bir bütünlük olan Avrupa Birliğini oluşturdu.


Şimdi Ortadoğu’da yeni bir bölünme sürecinin hesapları yapılıyor. Ortadoğuyu nerdeyse şehir devletlerine bölmenin çabası içindeler. Kürt kardeşlerimizde maalesef bu bölünmüşlüğün piyonu yapılmak isteniyor. Alman Kadın Savunma Bakanı Kuzey Irak’ta Peşmergeye verdikleri silah eğitimlerini bir komutan edasıyla denetliyor ve bu kimseyi rahatsız etmiyor.


Buradan Kürt kardeşlerime sesleniyorum. Farzedelim ki Türkiye’nin güney doğusu, Suriyenin Kürt bölgeleri, Kuzey Irak ve İran’ın Kürt bölgeleri koparılarak bu dört ülke arasında bir Kürdistan devleti kuruldu. Bölünme bitecek mi? Hayır bitmeyecek. Bu sefer bölünme stratejisi o Kürdistan için devreye girecek. Ne diye bölecekler? Türkiye Kürdü, İran Kürdü, Suriye Kürdü, Irak Kürdü diye bölecekler. Bununla bölünme bitecek mi? Hayır yine bitmeyecek. Bu sefer Şii Kürt, Sünni Kürt diye bölecekler. Bitecek mi yine bitmeyecek sağcı Kürt, solcu Kürt, İslamcı Kürt, Laik Kürt diye bölecekler… Bölünme bitmek tükenmek bilmeden devam edecek. Unutmayın ki, Batı’nın zenginlik ve huzur içinde yaşaması için sizlerin alabildiğince bölünmeniz, olabildiğince ölmeniz gerekiyor…


Herşeye rağmen inandığım bir şey var ki o da kaderini Allah-u Ta’Ala’ nın yazdığı Kürt ve Türk kardeşliğini bozmaya kimsenin gücü yetmeyecek…

Kategoriler:
Makale

Yorumlar

    Henüz Yorum Yapılmamıştır.

Yorum Yaz Mail Adresiniz Yayınlanmayacaktır.