Menü

Ali Şahin Ekopolitik’e Konuk Oldu

Ekopolitik Araştırma Merkezi 10 Mart 2011 tarihinde GASAM (Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) başkanı Ali Şahin’i “Asya Labirentinde Afganistan – Pakistan” konulu panelde konuk etti.


Konuğumuz Sayın Ali Şahin, Afganistan ve Pakistan’ın günümüzde içinde bulunduğu istikrarsızlığın sebepleri; “Küresel Güçler”in Asya politikalarında AF-PAK bölgesinin yeri; El-Kaide, Cundullah, Taliban gibi oluşumların “küresel güç denklemi”ndeki konumu ve tarihten günümüze Türkiye ile AF-PAK bölgesi arasındaki toplumsal ve siyasi ilişkilerin seyri ve geleceği ile ilgili düşüncelerini panel katılımcıları ile paylaştı.


Sayın Ali Şahin tarafından dile getirilen görüşlerin genel özeti aşağıdaki gibidir:


– Af-Pak bölgesi tarih boyunca hep işgallere maruz kalmıştır. Afganistan; İngilizler, SSCB ve en son ABD tarafından işgal edildi.


– Bölge büyük güçleri kendine çekebilecek bir cazibeye sahip. Bölgenin cazibe merkezi olmasının sebebi Güney Asya, Ortadoğu, Kafkasya ve Uzakdoğu’nun kontrol noktası olabilecek bir konumda bulunması ve Afganistan’ı kontrol eden gücün bölgeyi daha rahat kontrol altına alabilme özelliğini kazanmasıdır.


– Bölgenin kontrol altına alınması Orta Asya ve Hazar merkezli bakir enerji kaynaklarının kontrolünü kolaylaştırır. Bölgede yaratılan istikrarsızlıktan Pakistan, Hindistan, İran hatta Çin ciddi derecede etkilenir ve bu minvalde ABD enerji kontrolünde büyük kazanımlar elde edebilir.


– 2001’den sonra bölge her geçen gün daha da istikrarsızlaştı. ABD bir yandan Afganistan’ı işgal ederken bir yandan da yoğun çabalarıyla Pakistan’daki istikrarsızlığın boyutlarını artırdı.


– ABD, nükleer silaha sahip Pakistan ve silah edinme yolunda büyük mesafe kateden İran’ın istikrarsızlaşması için elinden geleni yapıyor.


– ABD, İran’ı Afganistan ve Pakistan üzerinden kuşatarak istikrarsızlaştırmaya çalışırken aynı zamanda İran’a yönelik ektili eylemler gerçekleştiren Cundullah’a ciddi destekler veriyor.


– Ekonomik ve siyasi güç merkezi artık batıdan doğuya doğru kayıyor; Hindistan ve Çin bu durumun aşikar örnekleri olarak gösterilebilir. Bu bağlamda batılı güçler Hindistan ve Çin’i istikrarsızlaştırma arayışlarına girebilir.


– Halihazırda Afganistan’da ciddi otorite boşlukları mevcut. Karzai ülkenin sadece %30’unda etkili olabilirken Taliban ve onu destekleyen aşiret ağaları ülkenin geri kalanında nüfuz sahibiler.


– Afganistan’ın büyük kısmında devlet kontrolü olmadığı için insanlar eğitim, sağlık, güvenlik gibi alanlardan yoksun kalıyor. Örnek vermek gerekirse kadın ve çocuk ölüm oranlarında Afganistan neredeyse Angola ile yarışacak seviyeye geldi.


– Bölgede Taliban, Cundullah dışında sürekli yeni oluşumlar türüyor ve bunların batıya hizmet ettiğini anlamak pek zor değil. 2008’de Mumbai baskınını yaparak büyük ses getiren Leşker-i Tayyibe isimli örgütün Pakistan istihbaratı tarafından desteklendiği iddia edilse de örgüte ABD’nin aleni destekleri biliniyor.


– Pakistan’ın Belucistan eyaletinde tam komplike bir hal var; bölge özgürlük talep ediyor; ABD ve Hindistan birtakım kışkırtma çabaları içine giriyorlar. Çin ise bölgeye sürekli yatırım yapıyor.


– Taliban hareketi gibi hareketler ABD ve batılı güçlerin menfaatinedir çünkü bölgede çıkacak olan bütün istikrarsızlık kendilerinin lehine gelişmeler sağlayacaktır.


– Taliban hareketi içinde Vahhabi düşüncesi çok yaygın ve cihad kavramı çok gelişmiştir. Bu hareketin safiyane bir akım olduğunu varsaysak da bölgeye çok zarar veriyor ve batılı güçler tarafından kullanılıyor. Afganistan Taliban hareketi bazı yönleriyle halkın benimsediği bir hareket olsa da Pakistan Taliban hareketi tamamen batılı güçlerin hizmetinde çalışmaktadır.


– 2002’den önce Türkiye bölge ile yanlış politikalar içine girdi ve ilişkilerini bölgede ciddi tepkiler alan Raşit Dostum gibi isimler üzerinden yaptı. AKP hükümeti ile daha sıcak ilişkiler geliştirilmeye başlandı.


– Afganistan, İslam alemi için Müslüman mahalle sorunu olarak algılanmalıdır. Bölgede doğu kaynaklı bir çözüm için Türkiye ve İslam Konferansı Örgütü öncülük etmelidir. Hatta gerekirse bölge bir süre İKÖ tarafından yönetilmelidir.


– ABD, Afganistan’a bir trilyon dolar harcadı, eğer gerçekten bölgenin geleceğini isteseydi bu parayla bölgeyi daha müreffeh bir seviyeye ulaştırabilirdi.


– Pakistan’da 173 milyonluk nüfusun yalnızca %30’una yakını okuma yazma biliyor ve bölge her geçen gün karanlığa itiliyor. Pakistan’da 20.000 civarında medrese bulunmakta ve buralarda beşeri ilimler pek öğretilmiyor. Medrese öğrencileri mevcut eğitim formatı neticesinde gözleri dünyaya kapalı ve provokasyonlara açık yığınlar haline getiriliyor.


10 Mart 2011 tarihinde Sayın Ali Şahin’in konuşmacı olarak teşrif ettiği “Asya Labirentinde AF-PAK” başlıklı panele ev sahipliği yapan Ekopolitik, ülkemizin zaman zaman gereken ilgiyi gösteremediği fakat küresel menfaatleri bakımından büyük önemi haiz bölgelere dönük çeviri, makale, proje ve panel çalışmalarına devam edecektir. Okuyucularımızın ilgi ve bilgisine saygılarımızla arz ederiz.

Kategoriler:
Haber

Yorumlar

    Henüz Yorum Yapılmamıştır.

Yorum Yaz Mail Adresiniz Yayınlanmayacaktır.