Menü

Ey Gazze! Galip Olan Allah’tır…

Biliyorum… Hayatımızın tahammülü en zor günlerini yaşıyoruz… Yüreklerimizdeki ateş, bağrımızdan bir volkan gibi fışkıracak nerdeyse. Gırtlağımızda düğüm düğüm ağıt, gözlerimizde hüzün buğuları… Sıkılmış yumruklarımız hiç olmadığı kadar sert. Dişlerimiz hırsından birbirine kenetlenmiş… Ruhumuzda kopan bir intikam kasırgası var…


Bu ümmet tarihin hiç bir evresinde bu kadar örselenmiş ve çaresiz hissetmedi kendini… Kim bilir belki de yeniden dirilmek böyle bir şey… Belki de tarihin yeni bir dönüm noktasında, özlenen, beklenen onurlu bir asrın arifesindeyiz…


Derin bir solukla dudaklarımızdan dökülen ahhhlarımız olmasaydı keşke… Keşkelerimiz olmasaydı elimizi kolumuzu bağlayan. Acabalarımız olmasaydı adımlarımızı Gazze’den uzak tutan. Gözlerimiz arkada kalmasaydı bugün. Bir sabah ezanı eşliğinde Gazze semalarında belirdiğimizde kuşkularımız olmasaydı Ankara’ya, İstanbul’a dair… Aklımız geride kalmasaydı…


Ey Gazze! İçimizdeki Siyonist tohumları, eli hançerinin kınında yüzümüzün sana dönmesini bekleyen sinsi ve işbirlikçi odaklar namussuz bir ihanet kumpası içinde…


Ey Gazze! Bana neler düşündürüyorsun bir bilsen…

Komutanından erine kadar yüreğinde Allah korkusundan başka korku olmayan, zalime cehennem, mazluma cennet kesilen bir ordu hayal ediyorum. Adını peygamberinden alan, zırh yerine iman giyinmiş bir ordu düşlüyorum.


Yeryüzünün tüm mazlumları için Allah’a adanmış ruh ve bedenlerden oluşan şehitliğe susamış bir ordu. Bırakın kendisini, üniformasından bile korkulan bir ordu. Zalimler için adını Allah’ın “Kahhar” isminden almış, kahredici bir güç sahibi, mütevekkil bir ordudan bahsediyorum sana…


Ey Gazze! Bağrına düşen her bir kahpe bombası, duvarlarına çarpan her bir lanetli kurşunu seni ümmet için Kudüsleştiriyor… Ve bil ki, bir gün ümmetin muzaffer ordusu ve kutlu komutanı Allah’ın Resulünün Mekke’ye girişi gibi, Selahaddin-i Eyyubi’nin Kudüs’e girişi gibi girecek kutsanmış sokak ve caddelerine… Sabret ve diren Gazze...


Ey ehli Gazze! Soysuz bir ordunun alçak katliamlarına, kahpe işbirlikçilerin alçakça suskunluklarına rağmen, bizler şahidiz ki, her biriniz asla mağlup olmayacağınız bir savaşın onurlu ve muzaffer komutanlarısınız. Çünkü siz ve biz iman ederiz ki, galip olan sadece ALLAH’TIR.


Onlar sizin kanlarınızı akıtıp Gazze’yi kana buladıkça yeryüzüne hükmedecek bir davayı iklimleyip büyüttüklerinin farkında değiller bile… Rab, küllerinizden zalimleri kahredecek bir dava yaratıyor…


Gazzeli kardeşlerim asla yeise düşmeyin. Allah’ın izniyle İsrail başlattığı bu onursuz savaştan asla galip çıkamayacak. Gün geçtikçe, kayıpları arttıkça Allah’ın izniyle işler tersine dönecek. Bu korkaklar ordusu uzun bir savaşta asla tutunamaz.


Yapabildiği tek şey korkakça uzaktan bombalamalarla öldürebildiği kadar sivil öldürüp, evleri binaları yerle bir edip korku salmaya çalışmak. Bu nedenledir ki, açık bir çatışmadan kaçınıp gecenin karanlığına sığınarak sinsi ve hain sırtlanlar gibi saldırıyorlar.


Ve bilin ki, bu onursuz savaşla dehrin haçlı ordusu, Gazze üzerinden Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan’dan intikam alıyor. Ve unutma ki, ABD, Fransa, Merkel ve Sisi’nin İsrail’e verdikleri açık destek Türkiye ve Erdoğan’a biledikleri diş gıcırtılarından başka bir şey değil.


Ey Gazze! Tarifsiz acılar içinde olduğun bugünlerde Türkiye, Erdoğan ve Davutoğlu’nun seni yalnız bıraktığını, kaderine terk ettiğini sanma sakın. Kim bilir, belki de bir gün tarih bugünkü Gazze savaşı üzerinden Türkiye ve İsrail’in nasıl çetin ve görünmeyen bir savaş içinde olduklarını yazacak!


Ey Gazze! Bırak yeryüzü sussun… vekil olarak Allah sana yeter… Allah büyüktür… Galip olan sadece Allah’tır Gazze!

Kategoriler:
Makale

Yorumlar

    Henüz Yorum Yapılmamıştır.

Yorum Yaz Mail Adresiniz Yayınlanmayacaktır.