Menü

Gezi, 17 Aralık, Kobani…

Geçtiğimiz hafta sonu Gaziantep’te Kobani olaylarında hayatını kaybeden kardeşlerimizin ailelerini ziyaret edip başsağlığı ziyaretlerinde bulundum. Yine olaylar sırasında ateşli silahlarla yaralanan kardeşlerimi dinledim. Anlatılanlara bakıldığında korkunç bir provokasyonla Türkiye ve AK Parti’nin hedef alındığını görmek hiç de zor değil.


Henüz 19 yaşında ve 11 aylık Ecrin’in annesi Sevgi o gün pencerenin gerisinde sokaktan geçenleri izlerken hedef alınarak öldürelen taze bir gelin. Eşi Mehmeti dinlerken kollarıma verdikleri Ecrin bebeği buğulu gözlerle sevmeye çalışıyorum. Bu sırada Mehmet olay anını anlatıyor; “Eşimi kanlar içinde gördükten sonra hemen kollarından tutup sırtıma aldım ve sokağa çıktım. (Zihnimde birden Babam ve Oğlum filminin bir ihtilal gecesi taksi bulamadığı için doğum sancıları tutan eşini sırtında taşıyan Sadık ve çırpınış sahnesi beliriyor) 15 – 20 metre ilerde karanlıkta seçebildiğim elinde Kalaşnikof olan bir kişi ve beraberinde olanlar vardı. Silahı bana doğrulttu ve tetiğe bastı. Tetiğin “klik” sesini duydum ama silah ateş almadı ve oradan hızla uzaklaştılar.”


Serdar Gören, provokasyona iş dönüşü yakalanan yaralı bir kardeşimiz. Çevresinde gezinen yeşil lazer ışıkları (pointer) gördüğünü ve ardından ensesine sert bir cismin isabet ettiğini söylüyor; “Elimi enseme attığımda kan vardı. Sonra boynumdan da kan geldiğini gördüm. Meğerse kurşun ensemden girip boynumdan çıkmış” diyor Serdar. Şah damarına bir kaç milimle hayatta kalan Serdar birinin beni hedef aldığını hissettim diyor.


Gaziantep’te provokasyonun adresi milliyetçi aşiret duyguları kabarık Barak mahallesi ile Kürt kardeşlerimizin yaşadığı mahallenin kesiştiği sıfır nokta.


Gaziantep’te Türk-Kürt çatışması iklimlenmek istenirken Diyarbakır’da ise PKK-Hizbullah çatışması provoke ediliyordu. Önceden organize olmuş planlanmış twitter hesaplarından öldürülmesi istenen HÜDAPAR’lıların adresleri bile açık açık veriliyor ve görüldükleri anda infaz edilmeleri talimatlanıyordu.


O gün Türkiye’nin Suriye’ye dönüştürülmesi için çok büyük bir oyun oynandı. Ortadoğu’da kartları baştan sona yeniden karıp yüz yıllık yeni bir sömürü oyunu planlayanlar bu oyunun içine Türkiye’yi de dahil etmek istiyorlar. Unuttukları tek şey artık Türkiye'nin kartları karılan değil kartları karan bir ülke olduğu gerçeğiydi.


Milletimizin sağduyu ve feraseti her zaman olduğu gibi yine galip geldi. Herşey bir yana Rabbimin milletimize bahşetmiş olduğu sağduyu ve feraset için milyonlarca kez hamdolsun.


Daha önce de olay sadece Gezi ve 17 Aralıkla sınırla kalmayacak demiştik. Türkiye ve AK Parti 3. büyük operasyona maruz kaldı. Bu sinsi fitne operasyonları Kobani olayları ile de sınırlı kalmayacak.


Önümüzdeki süreçte provokatif suikastler sürecine girebiliriz. Türkiye olarak son derece güçlü bir türbülansa girmiş durumdayız. Ve bu süreci en az sarsılma ve en az irtifa kaybı ile atlatmak zorundayız.


Aslında Türkiye özelinde hedefe AK Parti oturtulmuş durumda. Ne pahasına olursa olsun Türkiye’de AK Parti iktidarını sona erdirme gayretleri var. Bu nedenle de Türkiye içinde ve dışında AK Parti’den rahatsız olan tüm kesimler ittifak içinde…


Tüm yaşananların farkında olarak AK Parti kendi içerisinde bir kriz yönetim merkezi oluşturmak durumunda. Çünkü bundan böyle de AK Parti benzer provoke edilmiş halk hareketlerinin ve operasyonların hedefi olamaya devam edecek. İçerde ve dışarıda AK Partinin ürküttüğü fincancı katırı sayısı oldukça fazla.


AK Parti içinde kurulması gereken söz konusu kriz yönetim merkezi sadece doğan krizleri yönetebilmek için değil kriz tahmin raporları hazırlayarak yaklaşmakta olan muhtemel krizleri de öngörebilmelidir. Bunlar imkansız şeyler değil.


AK Parti iktidarıyla birlikte her bir seçim Türkiye ve AK Parti için son derece kritik seçimler oldu. Ve aslına bakarsanız son 12 yılda her seçimle birlikte Türkiye bir prangadan, bir kamburdan kurtuldu. Ve her seçim Türkiye’yi biraz daha büyüttü, kalkındırdı, özgürleştirdi, bağımsızlaştırdı. Her bir seçim Türkiye üzerinde kurgulanmış kara büyüleri tek tek bozdu…


Yaklaşan 2015 genel seçimleri ise “Yeni Türkiye”nin inşasını başlatacak ve çatışmalar, yokluklar, yasaklar, yoksulluklar Türkiyesi olan “Eski Türkiye”yi tarihin tozlu raflarına kaldıracak bir seçim olacaktır. 2015 seçimleri Türkiye, Ümmet ve AK Parti için “The Point of No Return” yani “Dönüşü Olmayan” seçimlerdir.


2015 le birlikte eski Türkiye’nin kapıları bir daha açılmamak üzere kapanacak ve önünde parlak bir yüzyıl olan Yeni Türkiye’nin kapıları açılacaktır.

Kategoriler:
Makale

Yorumlar

    Henüz Yorum Yapılmamıştır.

Yorum Yaz Mail Adresiniz Yayınlanmayacaktır.