Menü

PKK’nın Gaziantep Çıkmazı

Türkiye’nin sağ sol kavgalarıyla çalkalandığı yıllardı. Siyah önlük beyaz yaka ile İslim Sayın İlkokulu’nun küçük bir öğrencisiydim. Derviş adında Kürt bir sıra arkadaşım vardı. Birgün Derviş; ‘Ali gel seninle kan kardeşi olalım’ dedi. ‘Kan kardeşi olunca ne değişeceğini’ sordum Derviş’e. ‘Birbirimizi koruyacağız ve asla unutmayacağız’ dedi. Parmaklarımızı toplu iğnelerle kanatıp birbirlerine bastırdık ve o gün Derviş’le kan kardeşi olduk. İlkokul bittikten sonra Derviş’i bir daha hiç göreme-dim. Ancak her ne zaman Kürt sorunu gündeme gelse nedense aklıma o yıllar ve o anlar gelir.


KÜRT-TÜRK KARDEŞLİĞİ

Ülkemizdeki Kürt-Türk kardeşliği Derviş’le olan kan kardeşliğimizle sınırlı kalmadı. Evliliklerle akrabalığa, ortak gen ve DNA’lara dönüştü, et ve tırnağa büründü. Kürt sorunu gündeme oturduğunda aklıma yeğenlerim gelir nedense. Kız kardeşim bir Kürt’le evli. Böyle olunca yeğenlerimin Kürt mü, Türk mü olduğunu düşünmeye başlıyorum. Sonra bu düşüncenin saçmalığı geliyor aklıma ve insanları gen ve DNA’larına ayrıştıracak bir teknoloji bulunmadığı sürece bu hastalıklı düşüncenin cevap bulamayacağına karar veriyorum.


GAZİANTEP’İN ÖZEL YERİ

Gaziantep birçok açıdan özel bir Güneydoğu kenti. Eskiden dervişleriyle ünlü bir tasavvuf ve hoşgörü beldesi olduğu için adı ‘Küçük Buhara’ olarak da anılmış. Müteşebbis bir ruh sahibi olan Gaziantep, devletin neredeyse hiçbir desteğini almaksızın gelişmiş. 2011 yılı ihracat rakamı 5 milyar dolar olarak gerçekleşen Gaziantep, bugün dünyanın 172 ülkesine ihracat gerçekleştiriyor. Gaziantep son 10 yılda nüfus bakımından da neredeyse iki kat büyümüş bir kent.


The Wall Street Journal gazetesindeki bir habere göre dünyanın en hızlı büyüyen kentleri arasında yer alan Gaziantep, ağırlıklı olarak Güneydoğu kentlerinden olmak üzere Anadolu’nun birçok kentlerinden göç alıyor. Gaziantep kimisi için son derece cazip bir yatırım merkezi, kimisi için hayatını kazanabileceği bir ekmek teknesi. Ama Kürdüyle Türküyle, Alevisi Sünnisiyle, her renk, dil din ve kültürden insanlar için Gaziantep tarih boyunca bir barış ve kardeşlik yurdu olmuştur.


Gaziantep tüm farklılıklara rağmen ortak bir kent kültürü oluşturmayı başarabilmiş seçkin kentlerimizden birisi. Bu özelliği tüm sosyal olumsuzluklara karşı güçlü bir direnç oluşturmuş. Bu nedenledir ki, bir Güneydoğu ili olmasına rağmen terör asla Gaziantep’e yerleşme ve gelişme zemini bulamadı. Güneydoğu yaklaşık 30 yıldır terör ve huzursuzlukla anıladursun Gaziantep hem sanayi ve ticari, hem sosyal ve kültürel, hem de nüfus bakımından sürekli büyüyüp gelişerek huzur ve istikrar bakımından model bir kent oldu.


DOĞUYU BATIYA BAĞLAYAN KENT

Gaziantep Güneydoğu’yu batı bölgelerimize bağlayan bir kent. Sahip olduğu güçlü sosyal ve ekonomik dinamiklerle ve ortak yaşam kültürü ile Gaziantep, PKK terörünün Batı bölgelerine geçişini önledi ve çok güçlü bir tampon bölge vazifesi gördü.


Bu açıdan bakıldığında Gaziantep’te gerçekleşen ve 9 vatandaşımızı şehit edip 66’sını yaralayan sinsi saldırıyı şu şekilde okumamız lazım; Saldırı ile PKK, barındırdığı yoğun Kürt nüfusa rağmen teröre yaşam hakkı ve zemini tanımayan Gaziantep’teki bir arada yaşama kültürünü, kardeşlik, barış ve huzuru hedef alarak etnik bir çatışmayı iklimlemek istemiştir. Saldırının çok güçlü olmasının nedenlerinden biri ağır bir tahribat yaratarak kentte infial yaratmak ve böyle bir saldırıya alışık olmayan Gaziantep’in psikolojisini hedef alarak etnik bir çatışmayı körüklemektir.


Saldırı ile hedeflenen ikinci önemli adım ise terörün Güneydoğu’dan Batıya taşınmasında engel teşkil eden, bir tampon kent vazifesi gören Gaziantep’i engel olmaktan çıkarmak ve terörü Batı kentlerine de etkin bir şekilde yaymak olmuştur.


PKK KENDİNİ KANITLAMAK İSTEDİ

Bu hain saldırıyı özellikle Şemdinli operasyonlarında ağır kayıplar vererek büyük bir darbeye maruz kalan PKK’nın varlığını ispat saldırısı şeklinde de okumamız mümkün. PKK o zamana kadar olan psikolojik üstünlüğünü Şemdinli hezimetiyle kaybetti. Bölgedeki psikolojik üstünlüğünü kaybeden PKK, bu saldırı ile örgüt üyelerine ve sempatizanlarına güçlü ve hayatta olduğu mesajını vermeye çalışmıştır.

Perde gerisinde Suriye ve Esed’in bulunma ihtimali olsa da saldırının PKK tarafından gerçekleştirildiği kesin. Saldırı PKK tipi bir eylem. Bomba yüklü araç çekiciden indirildikten hemen sonra aracın paraleline gardiyanları taşıyan bir servis aracı yaklaşıyor. Servis aracından inen 2 gardiyan bomba yüklü araca paralel, kaldırımda duran ATM’ye para çekmeye yöneliyorlar. Bu sırada servis aracı bekliyor.


Gardiyanların üzerlerindeki üniformalar polis üniformalarından ayırt edilemeyecek kadar benzer. Servis aracını polis servis aracı sanan saldırgan bomba yüklü aracı patlatıyor. Saldırı sonucunda can kayıplarının tamamı sivil ve çocuklardan oluşunca örgüt sempati kaybetme endişesiyle saldırıyı kabullenmiyor.


PKK’nın hedef tahtasına Gaziantep’i oturttuğu kesin. Bundan sonraki süreçte çeşitli eylemlerle karşı karşıya kalabiliriz. Gaziantep’teki yüzlerce fabrikada çalışıp ekmeklerini kazanan onbinlerce Kürt işçi, PKK’nın provokasyon listesinde yer alıyor. PKK’nın Kürt işçileri kullanarak Gaziantep’in ticari, sanayi ekonomik yaşamını hedef alma ihtimali oldukça yüksek.


Sağduyulu Müslüman Kürt kardeşlerimizin şunu çok iyi bilmeleri lazım. Bölünmenin sonu ve sınırı yok. Şimdi sizi bir Kürt devleti hayaliyle ayırıp bölmeye çalışacaklar. Ama bitmeyecek, yetmeyecek. Sonra Türkiye Kürdü, Suriye Kürdü, Irak, İran Kürdü diye bölecekler. Yine yetmeyecek Şii Kürt, Sünni Kürt diye bölecekler. Bu da yetmeyecek solcu Kürt, sağcı Kürt diye bölecekler. Emperyalist güçler bu coğrafyanın bölünüp parçalanması ve bu şekilde bölge zenginliklerinin sömürülmesi ile hayatta kalabiliyor. Onların yaşaması için sizin bölünüp kendi aranızda çatışmanız lazım. Bundan 100 yıl önce Araplar için oynanan oyun şimdi sizler için sahneleniyor. Bir Arap imparatorluğu vaad ettiler ve sınırları cetvellerle çizili 22 Arap ülkesi yarattılar. Onlar ekonomik, siyasi ve askeri anlamda sınırlarını kaldırıp bütünleşirken bu coğrafyayı olabildiğince küçük parçalara bölüp sömürmenin çabası içerisindeler.


PKK’YA İNAT SARILIN KÜRTLERE

BDP’de sağduyulu olduklarına inandığım kesim için de artık bir muhasebe zamanıdır diye düşünüyorum. Bir mübarek Ramazan Bayramı’nda kadın ve çocukları katleden merhametsiz ve inançsız bir anlayışı insan vasfında hiçbir mide kabul etmez. Tepkilerini ortaya koyup düşünmeleri gerekiyor. Bu ülkede küçük bir mutlu azınlık dışında acı çekmeyen kimse yok. Ancak hiçbiri silaha sarılıp Kürt -Türk, çoluk-çocuk, kadın-erkek demeden kan akıtmadı. Gandi koca Hindistan’ı kan akıtarak değil oturarak özgürleştirdi.


Çocuk ve kadın katili bir örgütün eli silahlı ve bombalı teröristleriyle sarılıp öpüşen bir milletvekilini, yeryüzündeki hiçbir parlamentonun midesi kabul etmez.


Gaziantepli hemşehrilerimizin de bilmeleri gereken bir husus var. Gaziantep sahip olduğu müstesna kardeşlik karakteri ve iklimi ile sadece Diyarbakır ve Hakkari için değil tüm Türkiye için model bir kenttir. İçinizdeki kardeşlik ve paylaşma ruhunu asla kaybetmeyin. PKK vampirlerine inat, alın elinize hediyelerinizi tutun eşinizin ve çocuklarınızın elinden ve Kürt-Türk komşularınızın kapılarını çalıp, çaylarınızı içip, birbirinizin dertleriyle dertlenin. Muhtemeldir ki dedeleriniz Çanakkale’de aynı ruhla yan yana yatmaktadır. Tıpkı Gaziantep savunmasında omuz omuza savaştıkları gibi.

Kategoriler:
Makale

Yorumlar

    Henüz Yorum Yapılmamıştır.

Yorum Yaz Mail Adresiniz Yayınlanmayacaktır.