Menü

Tanhai...

Tanhai...

“Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği-tenhalığı olacaktır...”


Ruhumun tek kelimelik izahı gibidir tanhai. Kökeni Farsça olan tanha kelimesi Urduca ve Türkçe’de tenha, ıssız, yalnız anlamına gelir. Tanhai ise ıssızlık ve yalnızlık...


Tanhai, hüzünle yoğrulmuş ruhlarımızın belki de en yoğun hissettiği duygudur. Ne de olsa 40 gün yoğrulduktan sonra 39 yıl hüzün, 1 yıl sürur yağmurları altında ıslanmış hilkat toprağımız. Onun içindir ki, insanoğlunun ömründeki sürurun yani mutluluğun hüzne oranı kırkta birdir. Hayatlarımızda mutluluk ve huzurdan daha ziyade endişe ve kaygı duymaz mıyız?


Şehirlerin tenha sokakları gibidir kimi zaman gönlüm. Sıvaları dökülmüş duvarları virane. Adımladıkça rengini kaybedip grileşen. Ama bir o kadar da mütevekkil ve vakur...


Tanhai kıştır biraz, biraz da cefa. Olgunlaştırır. Toprak ve nebatatın yeşermesi, canlanması kışın çekilen cefa ve meşakkatin eseridir. Öyle ya kışın sonu hep bahardır...


Tanhai sürüklendiğimiz ve kıyısına vurduğumuz bir deryadır aslında. Rıhtımında Rabbi bulduğumuz bir ıssızlık ummanı. Her yalnızlığın vardığı son noktadır Rab. Sürüklenişimiz de, dönüşümüz de O’na değil midir zaten?


Hüküm giydiğimiz dünya sürgünümüzün adıdır aslında tanhai. Bir çöl tenhalığında bedevinin mahbubuna yaktığı şiirde tecessüm eden hüzündür... Yakarıştır, diz çöküştür, teslimiyettir ve sonra göz pınarlarındaki buğudur tanhai...


Tanhai bir İbrahimî arayıştır. Önce yıldızlara sonra aya ve güneşe savurup ardından Rabbe kavuşturan bir İbrahimî arayış.


Yeni bir doğuştur tanhai. Hira’nın tenhalığında doğup büyümesi gibi İslam’ın... Tüm büyük davalar zindanların tenhalığında doğup, büyüyüp, gürbüzleşip meydan okumaz mı zalimlere?.. Pınarhisar tenhalığında doğup büyüyen AK dava misali... Tanhai gürbüz liderler büyütür Recep Tayyip Erdoğanlar benzeri...


Tanhai öksüzlük, yetimlik, mazlumluktur sonra. Filistin’de Meşal, Mısır’da Mursi, Arakan’da ana ve babasını küfede günlerce kurtuluşa, özgürlüğe taşıyan Muhammed Eyüp, Bosna’da Aliya’dır tanhai. Öyle ya... “Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği-tenhalığı olacaktır...”


Ana kucağı kadar müşfik İstanbul’da özgürlüğe açılmış masum bayrağa kusulan nefretin, Ankara’da ekmek derdine yanarak can veren 5 masum Suriyeli söz konusu olduğunda dönüştüğü kahredici sessizliğinin adıdır bazen de tanhai...


Yaratanla kul arasındaki tüm perdeleri kaldıran bir yakarıştır kimi zaman tanhai. Gazaplar iklimleyip yağdıran. Şimdilerde İdlib’de, Arakan’da, Bağdat’ta, Sirinagar’da, Kudüs’te, Gazze’de...


Kasırga öncesi sessizliktir tanhai. Yüzyıldır ümmet coğrafyasında çekilen zulüm, çile ve cefaların besleyip büyüttüğü, uğradığı tüm zalim sahilleri yer ile yeksan edecek bir tufan sessizliği...


Tanhai bir arınma, yeniden doğuş, Musaî bir meydan okumadır çağın Firavunlarına...


Tenhalığınızı sevin ve önemseyin. Büyütün ve yetirin bir çınar gibi. Kasvetli günah şehirlerinin içinden bir gölge gibi sıyrılıp zaman zaman, Hira tenhalığına sığının. Kasırgalardan kaçıp sütliman rıhtımlara sığınan gemiler misali...

Kategoriler:
Makale

Yorumlar

    Henüz Yorum Yapılmamıştır.

Yorum Yaz Mail Adresiniz Yayınlanmayacaktır.