Menü

Tutuklu Bakkallar ve Gazeteciler…

Gazetecilik suç mudur? Tabi ki değildir. Bırakın suç olmasını ulvi ve saygın bir meslektir gazetecilik. Doğruları yazmak, görünmeyini görmek, ufuk ötelerini hayal edebilmek, değerler ve ilkeler merkezli manşetler atmak, kalem oynatmak ve deklanşöre dokunmak  kutsal ve saygı duyulacak bir iş.


Türkiye dünyanın yönetilmesi en zor ülkelerden biridir ve hatta ülkesidir desem abartmış olmam sanırım. Jeopolitiği, çatışma coğrafyalarının ortasında konumlanmış olması, etnik ve mezhepsel anlamda demografik kırılganlığı, ideolojik kutupları, potansiyel güç olması hasebiyle küresel güçleri ürkütüyor olması gibi sebepler bir yana en çok da haini bol bir ülke olması hasebiyle Türkiye yönetilmesi en zor ülkesidir yeryüzünün.


Malum zat-ı muhteremin biri ayinesinin çekmiş olduğu bir video ile sosyal mecrada “gazetecilik suç değildir” sloganı ile arz-ı endam buyurmaktalar. Tabi ki gazetecilik suç değildir. Ancak gazeteci kılığı ve kılıfıyla adam öldürmek, gasp ve soygun yapmak, terör örgütü üyesi olmak, dolandırıcılık yapmak, yabancı ülkeler menfaatine casusluk ve ajanlık yapmak, usulsüz dinlemeler yapmak, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, montaj kasetlerle şantaj yapmak, devletin kurumları içinde yapılanarak çeteleşme ve seçilmiş iktidara karşı darbe teşebbüsünde bulunmak dünyanın muz cumhuriyetleri dahil her ülkesinde suç oğlu suçtur.


Devlet içinde illegal şekilde ve illegal amaçlarla yapılanmış ve deşifre edilmiş bir örgütün yayın organı olmak dünyanın her yerinde suçtur ve bunun müeyyideleri, bedelleri vardır.


Düne kadar, mütedeyyin anadolu müslümanlarını utanma belasına zorla abone ettirdiğiniz gazetenizde başyazı yazdırdığınız gazetecileri sırf sizden ayrıldılar diye tehdit etmek gazetecilik midir yoksa eşkiyalık mı?


İnsanların kişilik haklarını hiçe sayarak silah gibi kullandığınız kalemlerinizle hedef seçtiğiniz insanlara itibar suikastları düzenlemek, kişi ve kurumları itibarsızlaştırmak dünyanın neresinde suç değildir?


Sahi yaptığınız tüm fitne ve algı operasyonlarına rağmen kamuoyunu neden yanınıza alamıyorsunuz? Farklı kurumlara zerkolmuş uzantılarınız polislik ve askeri okul sınav sorularını çalıp masum insanların haklarını gasp ettikleri için yalnızsınız. Halk sizin kim ve ne olduğunuzu biliyor.


Kendiniz dışında kalan herkesi hedef alıp zarar verdiniz, insanların haklarını gasp ettiniz. Rakiplerinizi sahte isim ve düzmece iddialarla dinletip işbirlikçi savcılarınız ve polislerinizle mahkum ettirdiniz. Uzantılarınız devletin kozmik odalarına girdi, cumhurbaşkanlarını, başbakanlarını, genelkurmay ve bakanları dinledi. Dünyada ilk kez bir devletin istihbarat servisi devlete sızmış bir çetenin operasyonuna maruz kaldı ve yardım tırları durduruldu.  Peki böyle bir ihanet çetesinin medya ayağı olamak gazetecilik midir? Gazetecilikse suç değil midir?


Daha önce muhalefet partilerince yapılırdı.  Son zamanlarda da paralel yapının Avrupa Parlamentosu başta olmak üzere Avrupa’nın birçok diplomatik çevrelerini kapı kapı dolanarak AK Parti iktidarını yıpratmak adına yaratmaya çalıştığı bir “tutuklu gazeteciler” algısı var.


Avrupa’da nereye gitsek hangi toplantıya katılsak karşımıza tutuklu gazeteciler konusu çıkarılıyor. Avrupalılar haklı. Adamlar tutuklu denilen gazetecilerin gazetecilik dışında her türlü haramiliği yaptığını nerden bilecek. Kendi ülkesindeki gazeteciler gibi kendi işlerini yaptıklarını sanıyorlar.


Böyle olunca Avrupa ülkelerinde tutuklu gazeteci var mı yok mu bir araştırayım dedim. Oturup asistanımla İngiltere, Almanya ve Fransa makamlarına birer mektup yazıp ülkelerindeki tutuklu gazetecilerle ilgili bilgi istedik. Gelen cevaplar hayli enteresandı.


Fransız makamları mahkum bilgilerinin devletin özel bilgileri mahiyetinde olduğu için paylaşmalarının mümkün olmadığını söylüyorlardı.


İngiliz ve Alman makamlarından gelen bilgi ise daha enterasandı; “Mahkumları mesleklerine göre değil işledikleri suçlara göre sınıflandırıyoruz” diyorlardı. Türkiye’de  de bu böyle aslında. Yani bizde de mahkumlar tutuklu gazeteciler, tutuklu fırıncılar, tutuklu doktorlar, tutuklu bakkallar, tutuklu kabzımallar şeklinde bir sınıflandırmaya tabi değil. Ancak tutuklu gazeteciler diye bir algı özellikle yaratılarak hem AK Parti hem de Türkiye yıpratılmak isteniyor.


AK Parti, Adalet Bakanlığı ve Türkiye’nin bu tuzaktan hemen kurtulması lazım…

Kategoriler:
Makale

Yorumlar

    Henüz Yorum Yapılmamıştır.

Yorum Yaz Mail Adresiniz Yayınlanmayacaktır.